İnsanın hep merak ettiği, zihnini meşgul eden temelli sorular vardır. İnsanlık tarihinin her döneminde bu sorular sorulmuş, cevapları tartışılmıştır. Her çağda ve kültürde, gerek dinî gerek felsefî çerçevede tartışılan bu insanî problemlerden biri de ruhun varlığı, ne olduğu hususudur. Bütün insanlık için bugün de hâlâ bir muamma olan ruh, bundan on dört asır evvel Son Peygambere de yöneltilen sorulardan biri olmuştur. Onun büyük sahâbîlerinden Abdullah b. Mes"ûd anlatmaktadır: Sıcak bir Medine gününde Allah Resûlü ile birlikte yürüyüşe çıktık. Hz. Peygamber bir ara yorgunluğundan bir hurma dalına yaslanmıştı. Derken yanımızdan bir grup Yahudi geçti. Onlardan bazıları, “Ona ruhtan sorun.” derken bazıları da, “Hayır, ona bunu sormayın, olur ki size hoşlanmayacağınız bir cevap verir.” dediler. Neticede ona doğru kalkıp geldiler ve:
"Yâ Eba"l-Kâsım! Bize ruhun ne olduğunu söyle!" dediler. Resûlullah bu soru üzerine bir müddet durdu, sustu; çünkü bu hususta kendisine herhangi bir şey inmemişti. Dolayısıyla onlara hemen cevap vermedi. O esnada Allah Resûlü"nün yanında bulunan İbn Mes"ûd, ona vahiy gelmekte olduğunu düşünerek geriye çekildi. Nihayet vahiy geldi. Nebî (sav),“Sana ruhu soruyorlar. De ki, ruh, Rabbimin emrindendir ve size (bu konuda) verilen bilgi pek azdır. ”1 âyetini okudu.2
Abdullah b. Abbas"tan aktarıldığına göre ise, ruhun ne olduğu sorusunu Hz. Peygamber"e yöneltenlerin Medineli yahudilerin kılavuzluğunda Mekkeli müşrikler olduğu da söylenmektedir. Buna göre Mekke putperestleri akıllarınca meydan okumak maksadıyla Allah Resûlü"nü zor bir soruyla nasıl alt edebileceklerini düşünürken Medineli Yahudilerden yardım talep ederler. Onlar da Kureyşlilere, Muhammed"e ruhun ne olduğunu sormalarını tavsiye ederler. Müşrikler Peygamber"e gelip bu soruyu sorunca, “Sana ruhu soruyorlar... ” âyeti nâzil olur.3
Allah"ın, ezelî ilmiyle, Yüce Kelâmı"yla Resûlü"ne vahyettiği bu cevap, aslında ruhu Hz. Peygamber"e kimin, nerede sorduğu hususunu önemsiz kılmaktadır. Birçok konuda olduğu gibi ruh konusunda da bilgiçlik taslayan Yahudilerin esasen ruha dair çok az şey bildiklerinin de vurgulandığı