Hadislerle İslâm Cilt 6 Sayfa 217

Hizâm b. Hişâm b. Hubeyş b. Hâlid b. Huleyd b. Rebîa el-Huzâî"nin, babası aracılığıyla dedesinden naklettiğine göre, adı Âtike bnt. Hâlid el-Huzâiyye olan dedesinin kız kardeşi Ümmü Ma"bed şöyle anlatmaktadır: “... (Eşim Ebû Ma"bed) "Bana onu (Resûlullah"ı) tasvir et." dedi. Ben de, "Elbette." dedim. "O, tertemiz görünümlü ve latîf birisiydi; yüzü aydınlıktı. Vücut yapısı güzeldi. Güler yüzlüydü. Ne şişman, ne de zayıftı. Çok uzun boylu ve siyah tenli değildi. Beyaz tenliydi. Güzel ve ahenkli bir görünüme sahipti. Ağırbaşlıydı. Gözlerinin siyahı ve beyazı belirgindi. Kirpikleri uzundu..."”

(ŞM3485 Ebû Bekir eş-Şeybânî, el-Âhâd ve"l-mesânî, V, 629-631)

***

Abdullah b. Abbâs (ra), Resûlullah"ın (sav) üvey oğlu olan Hind b. Ebû Hâle et-Temîmî"ye, “Resûlullah"ı bize tasvir et, zira muhtemelen aramızda onu en iyi bilen sensin.” deyince Hind, “Anam babam ona feda olsun!” dedikten sonra sözlerine şöyle devam etti: “Resûlullah (sav), genelde sessizdi; daima düşünceli ve hüzünlüydü. Az ve öz konuşurdu. Uzatmazdı, kısa da kesmezdi. Konuştuklarını (gerektiğinde) tekrarlardı. Öğüt verdiğinde ciddi dururdu, kederlenirdi. Kendisine karşı çıkıldığında yüz çevirir giderdi, ashâbıyla konuşarak rahatlardı. Nimet az bile olsa ona saygı gösterirdi. Hiçbir yiyeceği kötümsemezdi. Tebessüm ederek güler ve güldüğünde (bembeyaz dişleri) dolu tanesi gibi (gözükürdü).”

(ŞM1231 Ebû Bekir eş-Şeybânî, el-Âhâd ve"l-mesânî, II, 418)

    

Dipnotlar