Hadislerle İslâm Cilt 6 Sayfa 113

Bunların dışında halk arasında yaygın bir şekilde kabul gören Hızır karakteri yardımlaşma ve yardıma muhtaç olanların yardımına koşma hususunda menkıbeleşmiş olup geçmişten günümüze yaşayan, kıyamete kadar da yaşayacağına inanılan temsilî bir kahramandır. Hızır"ın, darda kalan insanların yardımına koştuğuna, bazen dilenci kılığına girerek yardım konusunda insanları imtihana tâbi tuttuğuna inanılmaktadır. Nitekim Hızır ile ilgili anlatılan hikâyelerde; dilenci kılığında gelen ve yardım edilmediğinde imtihanın kaybedildiğinin bir emaresi olarak aniden ortadan kaybolan bir Hızır"dan yahut darda kalmış bir kimsenin Allah"tan yardım istediği bir esnada aniden çıkagelen ve yardımın ardından da esrarengiz bir şekilde daha teşekkür dahi etmeye fırsat kalmadan ortadan kaybolan bir Hızır"dan bahsedilmektedir. Hızır"ın gerçekten yardım veya imtihan için gelip gelmediği bilinemez ama bu Hızır düşüncesinin toplumsal dayanışmayı diri tutarak insanlar arasındaki yardımlaşmayı sağlama gibi bir işlev icra ettiği bir gerçektir. “Kul sıkışmayınca Hızır yetişmez!”, “Her geceni Kadir, her geleni Hızır bil!” sözleri, yine acil servislere “Hızır Acil” denmesi de bu düşüncenin bir tezahürüdür.

Bu anlamda tarihte yaşamış ve Kur"an"da, “kullarımızdan bir kul” şeklinde ifade edilen56 kimse ile halk arasında temsilî bir şahsiyete bürünmüş Hızır tasavvuru birbirinden ayrılmaktadır. Kur"an"da ve hadislerde bahsedilen Hızır tarihte yaşamış bir kul iken halk dilindeki Hızır bir nevi ilâhî yardımın işareti konumundadır. Fakat burada dikkat edilmesi gereken husus, yardımın Hızır"dan değil yalnızca Allah"tan geldiği ve yine yardımın yalnızca Allah"tan istenilmesi gerektiğidir.57 Çünkü Rabbimiz yardımın yalnızca kendisinden olduğunu bize bildirmektedir: “...Yardım ve zafer, yalnızca mutlak güç ve hikmet sahibi Allah katındandır.” 58 “Allah"ın gücünün her şeye hakkıyla yettiğini bilmez misin? Bilmez misin ki göklerin ve yerin mülkiyet ve hükümranlığı yalnızca Allah"ındır? Sizin için Allah"tan başka ne bir dost ne de bir yardımcı vardır.” 59

    

Dipnotlar

56 Kehf, 18/65.

فَوَجَدَا عَبْدًا مِنْ عِبَادِنَٓا اٰتَيْنَاهُ رَحْمَةً مِنْ عِنْدِنَا وَعَلَّمْنَاهُ مِنْ لَدُنَّا عِلْمًا ﴿65﴾

57 Fâtiha, 1/5.

اِيَّاكَ نَعْبُدُ وَاِيَّاكَ نَسْتَع۪ينُۜ ﴿5﴾

58 Âl-i İmrân, 3/126.

وَمَا جَعَلَهُ اللّٰهُ اِلَّا بُشْرٰى لَكُمْ وَلِتَطْمَئِنَّ قُلُوبُكُمْ بِه۪ۜ وَمَا النَّصْرُ اِلَّا مِنْ عِنْدِ اللّٰهِ الْعَز۪يزِ الْحَك۪يمِۙ ﴿126﴾

59 Bakara, 2/106-107.

مَا نَنْسَخْ مِنْ اٰيَةٍ اَوْ نُنْسِهَا نَأْتِ بِخَيْرٍ مِنْهَٓا اَوْ مِثْلِهَاۜ اَلَمْ تَعْلَمْ اَنَّ اللّٰهَ عَلٰى كُلِّ شَيْءٍ قَد۪يرٌ ﴿106﴾ اَلَمْ تَعْلَمْ اَنَّ اللّٰهَ لَهُ مُلْكُ السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضِۜ وَمَا لَكُمْ مِنْ دُونِ اللّٰهِ مِنْ وَلِيٍّ وَلَا نَص۪يرٍ ﴿107﴾